SEVDİĞİNE MAHKUM OLMAYAN;
ÖZGÜR DEĞİLDİR! ..
Not: Gayri ötesini yazamadım…….
Aşk adamı hep susuyor
Haksız isem hak ver bana
Yaş içinde dert pusuyor
Haksız isem hak ver bana
Gönül açar, bir gül vermez
El verene, diken sermez
Hemen kanar derdi görmez
Haksız isem hak ver bana
Kurarlar düzene düzen
Sevilendir seven üzen
Yoktur aşktan derdi süzen
Haksız isem hak ver bana
Yerden yere tez savrulur
Düşten yere zan vurulur
Yanar gönül, dert kavrulur
Haksız isem hak ver bana…
Bitmez imiş eski töre
Aşka düşsen kalmaz yöre
Hakim olma derde göre
Haksız isem hak ver bana
Sabır taşı, vur çatlasın
İçten içe fay katlasın
Baştan sona dert atlasın
Haksız isem hak ver bana.
Son sonsuzluk aşk içinde
Olsa yarin aşkı Çin’de
Çin’e gider dert Çini’nde
Haksız isem hak ver bana
Gönül gezdi diyar diyar
Serden geçti yârdan geçmez
Dur-durak yok, çıkarsa yâr
Serden geçti yârdan geçmez
Alır nefes, ruhum düşte
Hep akılda, tek gülüşte
Gönle derman, bir ölüşte
Serden geçti yârdan geçmez
Aynı yere çıkar yollar
Sevda taşır yorgun kollar
Menzil uçar geçer yıllar
Serden geçti yârdan geçmez
Gönül sevdi akıl durdu
Göz karardı dışa vurdu
Neden sonra pusu kurdu
Serden geçti yârdan geçmez
Söz söylenir; türkü susar
Can acıtır; surat asar
Seller akar gözü basar
Serden geçti yârdan geçmez
Yâr yararsa zarar elem
Aldan yazar her bir kalem
Baştan sona biter alem
Serden geçti yârdan geçmez
Eziyeti bilir çeken
Söz sılada gülle diken
Muradını derde eken
Serden geçti yârdan geçmez
Buz kesilir yansa ocak
Gül toplanır kucak kucak
Aşık candan geçer ancak
Serden geçti yrdan geçmez
Can sıkılır düşer yaşı
Can cânan bilir, aç aşı
Yardım yeri beller taşı
Serden geçti yârdan geçmez
Cihan gider başı düşer
Kendi gibi o da beşer
Teker teker mezar eşer
Serden geçti yârdan geçmez
Durdur duruşmayı, gönder zindana
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Haksız hakikatim, çıksın meydana
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Ben yataklık ettim, suçlu hayine
Gece uykusunu, kurdu derine
Faili meçhul çok, gönlü narine
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Derdim pusu kurdu, göz kapanmadı
Bir lokma yemedim iç bulanmadı
Onu düşünsem de hiç yaranmadı
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Bir parmaklık canım, kalem kırarsan
Yıkılırım candan, düzen kurarsan
Suç bana gelir mi adil kararsan?
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Gönle zincir vursan durmam burada
Zalim olup çeksen kalmam arada
Bakıp ver kararı, sinem yarada
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Şahidim gözlerim, dinle konuşsun
Açılsın derdinden güne alışsın
İzin verme sakın gönle danışsın
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Sen dersen, kendi gönlüne hakim ol
Cana çektirilen derde hekim ol
Titrer ruha sözde, hırka hüküm ol
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Cihanım karardı, gün görmez zandan
Kirpik zindan göze, yaşı bir yandan
Kuruyor düzeni, an alır andan
Suç benim hakkımdır hakim ağabey….
Üstadıma hitaben….
Saygılarımla…..
Aşk tarifsiz tarif, adı Mihriban
Bu derde düşersen adın Gariban
Dünya düzenine, düzen kuruyor
Ümidin yaşlansa üzen kuruyor
Resmedip saklanır açık gözlerde
Rabbe duadır tüm kötü sözlerde
Akıl baştan gider, sen de senden
Hüküm giyer huzur, bol gelir enden
İmkan yok, kalp varsa, aşktan kaçarı
Menzil gözden gönle, düşten uçarı
Kendini bulursun derdin içinde
Aşk geldimi, dünya hiç mi hiçinde
Ruh baksa görmüyor, gölgede gölge
Aşığa hasreti buldurmaz bölge
Kanar göz damlamaz akarsa zaman
O zaman tutulur dökülür derman
Çözülüyor kör düğüm………………
Bu şiir asla bitmemeli….
Son bulmuyor aşka özlem
Aşkın aşkı, aşktan uzak
Dert silmiyor gönül bir dem
Aşkın aşkı, aşktan uzak
Aşkın gözü kör, yok rengi
Sağırdır tek aşık dengi
Dil bilse de demez cengi
Aşkın aşkı, aşktan uzak
Vur kendini, var seferber
Dil kurşunlar söz derbeder
Menzil yok ki kurşun ne der
Aşkın aşkı, aşktan uzak
Saçma gelir gönül kanar
Giden yaşla kimi anar?
Aşık gören deli sanar
Aşkın aşkı, aşktan uzak
Durak olsa aşk yolunda
Gitme sen kal yar kolunda
Ayrılık varsa solunda
Aşkın aşkı, aşktan uzak
Cihan`dadır gerçek sevgi
O`nu seven bilir bengi
Aşk kazanmış ister vergi
İster sanki bitmez ilgi
Aşkın aşkı, aşktan uzak
Gecenin bir vakti, var ise uykun
Göğe dolmamışsa yerdeyse dokun
Kaçır karanlığı, haykırsın suskun
Yeri yerlemezsen, tutsak değilsin
Akınla su dolsa, aşkla kanarsın
Dert konsa kefene hile sanarsın
Gözden ateş düşer, söze yanarsın
Yaşı yaşlamazsan, kurak değilsin
Acı derin salmaz, sen sabaha es
Uçsun anın gitsin, vermesin bir ses
Susar hakikate, ümidini kes
Düşü düşlemezsen, aşık değilsin…
Hasretle yanarım akar gözden sel
Kor olur ateşim eser dipten yel
Boğulurum sende, tutmaz saçtan tel
Yel eser sel akar, gözde yaş olur
Acıma yok olmuş, sanki Firavun
Acı dil hoş olmuş, tarlada kavun
Sevgiye tok olmuş, boşuna avun
Söz eder aşk gelir, kalpte taş olur
Gönül görmemişki sevgiden yoksun
Zalime bol gelir, olur bir tosun
Göz pınarım akar bağladı yosun
Aşk gider dert gelir kapta aş olur
Düşte gördüm düşü hayıra yordum
Kötü kabusları, koşturup yordum
Böyle garip hali sevene sordum
Aşık dedi, ‘Uyumam ki ne bilem’
Kurşun gönle girdi yarin dilinden
Allar yükseliyor gönül ilinden
Al gelir mi dedim gözün selinden?
Aşık dedi, ‘Göremem ki ne bilem’
Bana nasip oldu öldüm yaşarken
Gizli alem gezdim diyar aşarken
Hepsine inandım size şaşarken
Aşık dedi, ‘Ölemem ki ne bilem’
Garip hale düştüm aşığım sandım
Bilmeden bakıp da halime kandım
Neden küle döndüm sizinle yandım
Aşık dedi, ‘Bilemem ki ne bilem’
Tutsaklığa, aşk kelepçe
Cezan gelir, yar dilinden
Zalimliğe, söz gerekçe
Cezan gelir, yar dilinden
Yalnız düşle, olmaz tamah
Aşkın olur masum günah
Sus konuşma, eder söz ah
Cezan gelir, yar dilinden
Bulunmuyor, sözün özü
Dert veriyor gönlün közü
Ok atıyor yarin sözü
Cezan gelir, yar dilinden
Göz önünde, yar cemali
Cennetten huri misali
Zebanidir, sözün hali
Cezan gelir, yar dilinden
Cihan-ı dert, kalp içimde
Gönül yanar, kor biçimde
Bir suçlu söz, yar seçimde
Yar suçludur, söz seçimde
Cezan gelir, yar dilinden